Aklınızda Bulundurmanız Gereken Şeyler:
• Onun hastalığına siz sebep olmadınız ve hastalığı bir anda yok edemezsiniz. Postpartum depresyon ve kaygı biyokimyasal bir bozukluktur. Beyindeki kimyasallar dengeye girince eşiniz veya partneriniz kendisini eskisi gibi hissedecektir. Bu süreç içerisinde ona destek olun.
• O durumunu sizin düzeltmenizi istemiyor. Bir çok partner bu durumu düzeltemediği için kendilerini yetersiz hissetmektedir. Sorunun çözülmesi için sizin çabanıza ihtiyacı yok. Bu bozulup tamir edilmeyi bekleyen bir çamaşır makinesi durumundan farkşı bir şeydir. Ona kısa çözümler önermeyin. Onun sadece sizin onu dinlemesine ihtiyacı var.
• Eşiniz veya partnerinizin yanında olabilmek için destek alın. Genellikle, eşin depresyonu geçtikten sonra diğer eşin depresyona girdiği durumlar görülmektedir. Bu durumu kendinize iyi bakarak, arkadaş, ail eve profesyonellerden destek alarak önleyebilirsiniz. Arada bir ailenize bakmaya ara verip egzersiz veya stresinizi azaltacak diğer aktivitelerde bulunabilirsiniz. Eşinize daha iyi destek olabilmek için bunu yapmanız çok önemli. Siz bakıma ara verdiğinizde başka biri eşinizle ilgilenebilir.
• Eşinizin durumunu üstünüze alınmayın. Sinirlilik doğum sonrası depresyon veya kaygısının sık görülen belirtilerinden biridir. Muhtemelern size incitici sözler söyledikten sonra kendini suçlu hissedecektir. Eğer bu sözleri haketmediğinizi düşünüyorsanız bunu ona sakin bir şekilde açıklayabilirsiniz.
• Sadece eşiniz veya partnerinizin yanında olarak bile aslında çok şey yapıyorsunuz. Sıklıkla sizing onun yanında olduğunuzu ve ona destek olacağınız bilmek isteyecektir.
• Beklentilerinizi düşürün. Doğum sonrası depresyonu olmayan bir kadından bile yemek pişirmesi ve evi temizlemesi gerçekçi bir beklenti değildir. Aslında kendi beklentilerini karşılayamadığı için suçluluk duyuyor ve sizi hayal kırıklığına uğrattığını hissediyor olabilir. Ona evinize ve çocuğunuza bakmanın aynı zamanda sizing de sorumluluğunuz olduğunu hatırlatabilirsiniz. İlişkiniz ve aileniz bu kriz döneminden sonra çok daha kuvvetli olacaktır.
• Onun geceleri uyumasına izin verin. Onun bir sonraki günde işlerini yapabilmesi için en az 5 saat uykuya ihtiyacı olacaktır. Eğer eşiniz veya partnerinizin kısa sürede iyileşmesini istiyorsanız gecenin yarısı kadar bir süre bebeğe siz bakmaya çalışın. Bir çok baba, geceleri sorumluluk almanın onları çocuklarına daha yakın hissettirdiğini ifade etmektedir.
Eğer geceleri bu sorumluluğu alamayacak gibi hissediyorsanız, aileden biri ya da tutacağınız bir bakıcı size yardımcı olabilir.
Ne Söylemeli, Ne Söylememeli?
Eşinize veya partnerinize şunları söyleyebilirsiniz:
• Bunun üstesinden geleceğiz.
• Senin için buradayım.
• Eğer sana yardım edebileceğim bir şey varsa lütfen bana söyle. Mesela, bebeğe bakmak, bebeğe banyo yaptırmak, onu sakinleştirecek bir müzik koymak gibi.
• Acı çektiğin için üzülüyorum. Bu kendini kötü hissettiriyordur.
• Seni çok seviyorum.
• Bebeğimiz seni çok seviyor.
• Bu geçici bir durum.
• Eski haline döneceksin. İyileşmeye başladıktan sonra eski halinin geri döndüğü hakkında bazı detaylar verin. Mesela, yine gülümsemeye başladın, daha fazla sabrın vary a da arakadaşlarınla görüşmeye başladın gibi.
• Artık bir çok şeyi yapabiliyorsun. Örnekler verin.
• Çok iyi bir annesin. ‘Bebeğimize nasıl gülümsediğini gördüm’ gibi bazı örnekler verin.
• Bu yaşadıkların senin suçun değil. Eğer ben hasta olsaydım, sen beni suçlamazdın.
Eşinize veya partnerinize şunları söylememelisiniz:
• ‘Mutlu olunacak o kadar çok şey var ki! Bunları düşün lütfen.’ Eşiniz veya partneriniz hangi durum için mutlu olacağını biliyor. Kendisinisuçlu hissetmesinin nedeni bunlara rağmen kendini kötü hissetmesi.
• ‘Rahatla biraz.’ Bu öneri genellikle söylenenin tam aksi etki gösterir. O zaten geçmişte kullandığı işe yarayan başa çıkma mekanizmalarının artık onu rahatlatmamasına üzülmektedir. Kaygı, bazı hormonların salgılanmasına sebep olup, artmış kalp atışı, titreme, görsel değişiklikler, nefes daralması ve kas gerginliği gibi bir takım fizyolojik tepkilere yol açmaktadır. Bu belirtileri yok edecek durumda değildir.
• Ona ‘kendine gel’ dememelisiniz. Eğer yapabileceği bir şey olsaydı zaten yapardı. Kişiler maalesed bir anda hastalıktan kurtulamaz.
• Ona ‘olumlu düşünmeye çalış’ da dememelisiniz. Keşke iyileşme o kadar kolay olsaydı. Bu hastalığın doğasında olumsuz düşünmek vardır. Depresyon, hayatı sisli, karanlık ve çarpık gösteren bir gözlük gibidir ve kişinin çevreden gelen bütün olumlu şeyleri görmesini engeller. Sadece dünya olumsuz ve suçluluk dolu bir yermiş gibi algılanmaktadır. Bu hastalık onun hayatın neşeli ve esprili yönlerini görmesini engellemektedir.
Bu durumu yaşamış bir babanın söyledikleri…
Uzun bir işgününden sonra mutlu bir eve gelmek istiyorsunuz. Ama gördükleriniz karşısında arabanıza atlayıp oradan uzaklaşmak istiyorsunuz. Eşiniz gözyaşlarına boğulmuş, bebeğiniz ağlıyor. Evin hali içler acısı ve yemek bulmak zaten imkansız. Ona gününün nasıl geçtiğiniz sorarsanız hep aynı cevabı alıyorsunuz. ‘Bu annelik olayından nefret ediyorum. Ben kimsenin annesi olmak istemiyorum. Eski hayatımı geri istiyorum. Yine mutlu olmak istiyorum.’ Omuzlarınızı silkip bebeğinizi kucağınıza alırken eşinizin neden böyle hissettiğini, neden bebeğimiz hakkında benim kadar mutlu olmadığını düşünüyorsunuz. Ne zaman eski haline dönecek bu kadın acaba diye soruyorsunuz.
Yalnız değilsiniz. Bu şekilde iki sene yaşadım ben. Sabrım defalarca denendi ama ben herşeyin normale döneceği umudunu hep taşıdım. Bütün bu karmaşık durumun içinde kızıma odaklandım ve kendi kendime onun için orada olacağımı söyledim.
Eşim yavaş bir şekilde iyileşmeye başladı. Bugün ikimizin de istediği gibi mutlu bir ailemiz var. Sabırlı olun ve çok tolerans gösterin. Şunu unutmayın ki, eşiniz iyileşecek.
Bu yazıda neler var?
BABALAR İÇİN FAYDALI BİLGİLER yazisi ilk olarak Şifalı Sağlık sitesinde yayinlanmistir.